SÖZÜN ÖZÜ


Burada, eğitim-öğretim ile ilgili dikkate değer bulduğum, bir kısmı işin uzmanlarınca ifade edilen, bir kısmı da espirili bir dille çeşitli ortamlarda dile getirilen ifadeleri toplamaya çalıştım. Bu ifadelerin bazısı aslında bir çoğumuzun içerik olarak bildiği ancak farklı bir şekilde ifade edilince "ne de güzel söyledi, tam yerinde bir söz oldu" diye düşündüğümüz, bir bakıma "sehl-i mümteni" tarzındadır.
("Sehl-i mümteni", kolay görünen, ancak benzeri söylenmeye kalkılınca zor olduğu anlaşılan, özlü söz söyleme sanatıdır.)                                    

 "Vaktim olsaydı daha kısa yazardım" (Çehov) 

 "Velilerde, çok ödev veren 'iyi öğretmen' anlayışı var. Reçeteye çok ilaç yazan doktora da  iyi doktor diyoruz. Bu yanlış bir algıdır" (Üstün Dökmen) 

 "Akvaryumdaki balığı ölen çocuğa, balığın akrabalarını ziyarete gitti şeklinde yalan    söylememeliyiz. Balık alırken bu konuyu konuşmalı ve balığın belli bir ömrü olduğunu  anlatmalı ve bu şartları kabul ederse almalıyız. Onları yalanla büyütmemeliyiz." (Üstün  Dökmen) 

 "Boş zamanlarımda kitap okuyorum sözü 'boş' bir sözdür." (Sunay Akın) 

 "Okul Aile Birliği" "Okul Anneler Birliğine" dönüşmüş durumda. (Üstün Dökmen) <Çocuğun  eğitiminden sadece anneler sorumluymuş gibi hareket ediliyor.>

 Bizi bir yere davet ettiklerinde "işim var kitap okuyacağım" diyebiliyor muyuz? (Sunay Akın) 

 "Diploma, insanın öğrenim durumunu gösterir eğitim durumunu değil. Eğitim durumunu  gösteren ise onun davranışlarıdır." 

 "Matematik evcilleştirilmelidir." (Üstün Dökmen) <Öğrencilerin seveceği, günlük hayattan  örneklerle desteklenen bir hale dönüştürülmelidir.>

 Öğrenme ve öğretme hayat boyu devam eder. "Öğretmenin emeklisi olmaz rahmetlisi  olur." 

  "Ezberlemek gününü, mantığa yatırmak yılını kurtarır."                                                   
  "Okumuyorsan, okuma yazma bilmeyenden farkın yok demektir."
  "Kibar" ile "Kibir" arasında yazılışta bir davranışta bin fark vardır.
  "Olmadı diye sızlandığın duaya, gün gelir olmadığı için diye şükredersin." (Şemsi Tebrizî)